Kasabaya sanki başka bir dünyadan gelmiş izlenimi veren tuhaf bir sis tabakasının çökmesi üzerine korku ve panik içinde süpermarkete sığınan kasaba halkı arasında David Drayton ve küçük oğlu Billy de vardır.Koyu ve kalın sis tabakasının içinde esrarengiz bazı yaratıkların pusuya yatmışçasına gizlendiğini ilk fark eden David olmuştur. Bu dünyaya ait olmayan öldürücü, korkutucu yaratıklardır bunlar… Kurtuluş ise marketteki herkesin hep birlikte hareket etmesine bağlıdır. Ancak insan doğası hesaba katılınca hep birlikte hareket edebilmeleri mümkün müdür?Markete sığınan kasaba halkının korkuya kapılarak paniklemesi üzerine mantık devre dışı kalırken David kendisini en çok neyin korkuttuğunu merak etmeye başlamıştır: Sisin içinde pusuya yatmış canavarlar mı, yoksa marketin içindeki, daha düne kadar arkadaşı, komşusu bildiği insanların sergilediği tutarsız davranışlar mı?
böyle bir son olmaz kesinlikle filmin sonuna kadar seyredin
Ağustos 2, 2008 13:26
2
özlem yazıb:
teşekkür ederim sözünüzü dinledim ve filmi sonuna kadar seyrettim. keşke seyretmeseydim moralim bozuldu.film biraz saçma ama herşey filmin sonunda belli oluyor,seyrettiğinize değecek.
Ağustos 16, 2008 6:28
3
fmts yazıb:
Allaahımm yaa!! stephen king yapınca böyle oluyo işte...bnce cok etkileyici ve cok güzel bi film sonu özellikle manyak yaa hiç beklemiodum böyle bi son...kesin izleyin
Ağustos 28, 2008 21:49
4
bykoruma yazıb:
sonunu beyenmedim bi hic ugruna olduler...sonu cok moralimi bozdu...
'Gördüm ki, yüce Tanrı, devlet güneşini burçlarından doğdurmuş; onlara Türk adını kendisi takmış. Cihan halkının dizginlerini hep onların ellerine bırakmış. Her kim onların diline sığınırsa, onu kendinden sayıyorlar, her türlü korkudan kurtarıyorlar...' Kaşgarlı Mahmut Divan-ı Lügati't Türk * 900 sene önce yazmış. Meali............................ NE MUTLUM TÜRK'üm diyene.
böyle bir son olmaz kesinlikle filmin sonuna kadar seyredin
Ağustos 2, 2008 13:26